<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Emre Şahbaz &#187; Fenerbahçe</title>
	<atom:link href="http://www.emresahbaz.com/index.php/category/fenerbahce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.emresahbaz.com</link>
	<description>Yalnız ve güzel hayallerime...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Apr 2012 10:10:21 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Çifte Standartlar</title>
		<link>http://www.emresahbaz.com/index.php/2010/03/11/cifte-standartlar/</link>
		<comments>http://www.emresahbaz.com/index.php/2010/03/11/cifte-standartlar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 21:26:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Şahbaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Çifte Standart]]></category>
		<category><![CDATA[Güiza]]></category>
		<category><![CDATA[Şampiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Aktürer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emresahbaz.com/?p=93</guid>
		<description><![CDATA[Her zaman zevkle okuduğum &#8220;Ziya Aktürer&#8221; yazısıdır.
Saçma veya değil,  önemli değil, kural ne diyor? Hakemden rakibine kart göstermesini  isteyip elinle kart işaretini yaparsan sarı kartı görürsün.  Daha iki  hafta evvel bu kuraldan Santos sarı kartı gördü, ondan önce Güiza gördü,  Kazım topa bakıyorum dedi o bile kart gördü. Bu hafta bakıyoruz <a href="http://www.emresahbaz.com/index.php/2010/03/11/cifte-standartlar/" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #800000;"><span style="text-decoration: underline;">Her zaman zevkle okuduğum &#8220;Ziya Aktürer&#8221; yazısıdır.</span></span></strong></p>
<p>Saçma veya değil,  önemli değil, kural ne diyor? Hakemden rakibine kart göstermesini  isteyip elinle kart işaretini yaparsan sarı kartı görürsün.  Daha iki  hafta evvel bu kuraldan Santos sarı kartı gördü, ondan önce Güiza gördü,  Kazım topa bakıyorum dedi o bile kart gördü. Bu hafta bakıyoruz aynı  hareketi Galatasaraylı Jo yapıyor, hakemden tık yok. O da yetmiyor,  gidiyor rakibinin ensesine basıyor yumruğu. Aynı hareketi mesela Emre  yapsa kırmızı kart + üç maç ceza. Hakemde gene tık yok. Normal bir  hakemle dört sarı, iki kırmızı kart görmesi gereken maçı Jo sadece bir  sarı kartla bitiriyor. Alex’in beş sarı bir kırmızı kart gördüğü ligde  daha Servet’in sarı kartı bile olmadığını düşünürsek çok da sürpriz  değil. Eliyle “benim rakibimle alakam yok, topa bakıyorum” diyen Kazım’ı  bile kart hastası yaparak çıldırtıp kaçırtan işte bu hakemler. Yoksa bu  kadar art niyetli hakem çıkacak da Eskişehir’in pozisyonlarını elle  oynama diyerek cezalandırmayacak, olacak iş mi?</p>
<p>Bir kere o  pozisyonlara elle oynama var diyen futboldan anlamıyordur. İlk  pozisyonda, yani Galatasaray’ın atağında top Galatasaraylı oyuncu  tarafından oynandıktan bir saniye sonra yaklaşık iki metreden  Eskişehirli oyuncunun eline çarpıyor. O mesafeden o kadar kısa süre  içinde kimse elini çekemez. Bu pozisyonda hangi takıma avantaj  sağlandığı önemli değil. Kasıt var mı yok mu ona bakmak lazım. İki  metreden vurulan topta kasıt olabilir mi hiç? İkinci pozisyonun bu  pozisyondan bile elle ilgisi yok. Top rakibinin önünde sekiyor. O  pozisyonda futbolcu istese bile o kadar kısa sürede öyle bir refleks  göstererek topu önüne alamaz. Dünyada böyle refleksi olan bir insan yok.  Eskişehirli futbolcu topa hamle yapıyor, Galatasaraylı oyuncunun da o  kadar boş bulunacağını düşünemiyor, hamlesine başladıktan sonra  vücuduyla topu önüne düşürüyor. Zaten diyorum, bu kadar yanlı, bu kadar  taraflı maç yöneten, Eskişehir’in ne hikmetse hiç konuşulmayan net gol  pozisyonunu ofsayt diyerek kesen, Galatasaray lehine o penaltıyı uyduran  hakem, bu pozisyonları hiç atlar mı?<br />
Bünyamin Gezer, Fenerbahçe  maçında iki net penaltıyı afiyetle yerken gene gıkı çıkmıyor. Ertesi gün  Galatasaray’ın maçına bakıyoruz. Santos’a yapılan hareket penaltıysa  Emre’ye yapılan penaltı + kırmızı kart + iki maç da ceza. Netice ne?  Galatasaray lehine skandal bir penaltı, Fenerbahçe aleyhine verilmeyen  iki penaltı. Ondan sonra neymiş, hakemler Emre’ye kart gösteremiyormuş.  Hakem yediği naneleri bilmese öyle bir gösterir ki o sarı kartı. Ama sen  o penaltıyı vermedikten sonra gidip o sarı kartı gösteremiyorsun işte.  Servet Fenerbahçe’deyken sezonda on sarı, üç kırmızı kartla oynarken  gitti Galatasaray’a daha sarı kartı yok. Tomas Fenerbahçe’de her yedi –  sekiz maçta bir cezalı duruma düşerdi. Galatasaray’da neredeyse sarı  kartsız sezonlar geçirdi. Neill daha geldi ilk maçta gole giden rakibini  biçti indirdi, değil kırmızı sarı kart bile yok. Kısa zamanda anladı  Türkiye’de sarı kırmızı formayla ne kadar dokunulmaz olduğunu, bundan  sonra her maç rakiplerini yerden yere vurup kart falan görmeyecek. Keita  her maçta rakibine kart göstertmek için kendini yerden yere atıyor,  Nobre’ye yapılanların, söylenenlerin binde biri bile söylenmiyor. Ben  daha bu Keita kadar hakemle oynayan ama bu kadar da kötü bir oyuncu  hayatımda görmedim. Arif’de atardı kendini yerden yere ama bir estetik  olurdu atışlarında. Bu Keita en ufak darbede elektrik şoku verilmiş gibi  yerlerde, kollar ayrı yerde bacaklar ayrı tarafta can çekişir bir hali  var, üç metre uzağından geçen su bardağında üzerine asit püskürtülmüş  gibi kıvranıyor, hala bir hakem de çıkıp sarı kartı dayayamadı suratına.</p>
<p>Şimdi bir kere Galatasaraylı basının Emre’yi hedef göstermesi  çok normal. Çünkü takımı sürükleyen iç tane isim var. Bir tanesi Alex,  bir tanesi Lugano, bir tanesi de Emre. Güiza ile ilgili bir şey yazan  var mı, ya da Vederson’la? Bu üç isim sürekli yıpratılacak geri kalan 10  maçta. Tribünlere hedef gösterilecekler, hakemlere hedef  gösterilecekelr, her maç sonunda neden bu simler kart görmedi diye ciyak  ciyak bağıracaklar. Emre’nin isyanının aynısını Arda yapınca sevimli  çocuk oluyor, hakemlere şirin gösterilmeye çalışılıyor. Gerçek hedef bu  üç tane futbolcunun kalan on maçtan yarısında bir arada oynayamamasını  sağlamak. Bu isimler yıpratılırken diğer pozisyonlar hep göz ardı  edilecek. Nasılsa bol miktarda hakemi de yenmeye Fenerbahçe taraftarı da  var zaten. Bir kişi çıksın şu Mehmet Topuz’a gösterilen sarı kartın  neden Galatasaraylılara gösterilmediğini anlatsın. İnönü’de Gökhan  Gönül’ün düşürülmesiyle şu son maçta Santos’un yere atlayışını bir  karşılaştırsınlar bakalım. Daha yere düşerken gözleriyle hakemi aramaya  başlıyor. Pozisyonu göremeyen hakem sırf bu bakıştan bile anlar penaltı  olmadığını. Düşürülen adam ilk iş olarak hakeme bakmaz. Ya canı  acımıştır, darbe yediği yere bakar, ya da rakip oyuncuya sinirlenmiştir,  ona tepki gösterir. Fenerbahçe’ye verilmeyen penaltılarla   Galatasaray’a verilenleri yan yana koysunlar bakalım ortaya nasıl bir  sonuç çıkacak. Aynı hakem, aynı rakibe karşı, aynı pozisyonda Fenerbahçe  ve Galatasaray aleyhine ve lehine farklı kararlar veriyorsa kimse de  masal anlatmasın, bu hakemler ligi bitirmişler kendi aralarında.  Galatasaray’ı şampiyonluk yarışının içerisinde bırakacaklar. Ancak rakip  takım Eskişehirspor gibi onurlu ve mücadele eden bir takım olursa ve  Galatasaray’da her zamanki rezil futbollarından birisini oynarsa o zaman  hakemin bile gücü yetmeyecek işte. Ama ligde bu formatta kaç tane maç  görebileceğiz ki daha?<br />
Sene başından beri hakem katliamı  alabildiğince sürüyor. Arda’ya, Servet’e, Jo’ya, Neill’e çıkmayan  kartlar konu Fenerbahçe olunca faiziyle gösteriliyor. Gösterilir de.  Hakemler biliyorlar ki Fenerbahçe’yi yakarlarsa ne ceza var ne de tepki.  Hele Fenerbahçe lehine hatalı bir karar versinler, hepsi bütün  gazetelerde manşet, televizyon programlarında birinci konuk. Oysa  Fenerbahçe’yi yak, ertesi hafta ödül maçını kazan. Derbinin katili  Aydınus ödül olarak Fenerbahçe maçında. Ya da biz ödül sanıyoruz, belki  de görevle Fenerbahçe maçında. Ondan önce Diyarbakır maçını katleden  Koray Gencerler, ondan önce gene Bünyamin Gezer. Her maç ayrı bir isim  her maç ayrı bir skandal. Gerçi Antalyaspor maçını berabere bitiremediği  için Bünyamin Gezer’e bir ceza gelebilir. Kurtarıcı olarak Emre Çolak’ı  oyuna alan bu takım Türkiye liginin lideri, daha fazla yorum yapmaya  gerek var mı?</p>
<p>Ziya Aktürer</p>
<p><a href="http://www.antu.com/AntuHaberOku.aspx?ID=13502" target="_blank">Gidelim Bakalım</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emresahbaz.com/index.php/2010/03/11/cifte-standartlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

